sigorta ile insan ahilik
Morgan’ın elimizdeki ana eserinin konumuzla en doğrudan ili^ijın i rine, “İrokua Fratrisi” başlıklı, 3. Bölüm’e gelmiş bulunuyo^^ “Fratri” sözcüğü şimdiye değin oldukça geçti, ama ne anlama geldiği sunda, Morgan’ın kendi yaptığı açıklamaya kadar sabretmeyi yeğledik. poloji’nin Babası, büyük bilgin ve araştırmacı Morgan, bu bölümün hemen şmda “Fratri”yi şöylece, pek kısa ve açık olarak tanımlıyor.“Terimin düz anlamından hemen anlaşılacağı gibi, fratri, kardeşliktopij * luğu demektir ve soy örgütlenmesinin doğal bir gelişme ürünüdür” dedi^ ı sonra, tanımını şöyle zenginleştiriyor; “Fratri, aym kabilenin iki ya da daju çok sayıda soyları arasmda belirli ortak amaçlar için kurulmuş organikbirbiı. lik ya da kuruluştur. Bu soylar, çoğu kez, çok daha önceleri bir ve aynı olu bir soy’un bölüntülerinden oluşmuşlardır”.
Aynı sayfada, çeviren de, bu konuda, çok yerinde olan şu açıklamayı yapı, yor: “Phratry sözcüğü Grekçedeki phratria’dan gelir. Aryen köklüdür. Grek | çede phrater, birader demektir. Latincede frater de bu kökten gelmekledir. Ka. bilenin alt bölümüdür. Klan ile aynıdır”.
Morgan açıklamasını şöyle sürdürüyor: “Fratri örgütünün soy örgütüh dar uzun bir süre varlığını koruduğu Grek kabileleri arasında bu birim en te. mel kurumlardan biri olmuştur. AtinaMarm dört kabilesinin her biri üç lyn fratri şeklinde örgütlenmiş; her birinde otuz soy yer almış; hepsi birden orak fratri, üçyüz altmış soy oluşturmuştur. Her bir fratrinin, her bir kabileninim denli sayısal bir düzenlilik taşıması soylann doğal bir süreçle all-bölümkte aynimasınm sonucu sayılmamalıdır. Bay Grote’un önerdiği gibi, bu duranul-metrik bir örgütlenme oluşturabilmek amacıyla ve yasama yoluyla yapılan di zeltmeler sayesinde oluşturulmuştur.
Kabilenin bütün soyları, kural olarak, ortak bir soygeliminden geldikletive kabileden gelme ortak bir ad taşıdıkları için, her fratride belirli sayıdaiw toplanması ve her kabiledeki fratrilerin belli bir sayıda olması gerekmektedıı Fakat fratri örgütünün, kökensel nitelikte bir soyun alt-bölümleri olan bel soylardaki yakın akrabalık bağıntılarında kök saldığı doğal bir tabambuluir maktadır. Kuşkusuz, Greklerdeki fratri de ilk oluşum günlerinde bu tabanı t mel almış bulunuyordu” (236)
Bu açıklamalar. Ahiliği ne kadar çok ve güçlü olarak anımsatıyor; Yukan-ya; A, Gölpmarb’nm, “Ancak ‘Ahî’ kelimesi, Arapçada ‘kardeşim’demel tir...” şeklindeki, “Ahi” sözcüğünün Arapça anlamı açıklamasını Şimdi ise, Ari köklü olduğu söylenen, Grekçe, “Fratri”; Latince, “Fnlfi'
236- L H. Morgan, 1986. 1. Cilt. s. 208-209.
fOLKLOR’CU BAKIŞ; “DAR GÖRÜŞ”; EVRENSEL AHİLİĞİ ANLAYAMAZ
Lütfen biraz düşünelim; Biz, Ahilik, “Manisa’nın Mesir macunu” gibi, salt bize, örneğin, Kırşehir’e aittir dersek, ona salt bir ‘Tolklor nesne-j*olarak bakarsak ve bu bakışı, hangi siyasal görüşlerle ise, yönetim katlan-da benimseterek sürdürürsek -ki, kaç yıldır, belli bir çoğunluk olarak, buji söyleyip duruyoruz- elimize ne geçecek? Bunca yıldır ne geçti?..
Diyelim ki, böyle bir iddia kabul edildi. Ahiliği büyütmüş mü oluruz, kü-şltmiişmü? Ahiliğin gerçeğini mi söyleriz, Burgarf'nin dediği gibi, kısalta bsalıa. kuşa dönmüşünü mü? Ahiliğe de, ona sahiplik iddia edenlere, kendi-jize de yazık etmiş, günah işlemiş olmaz mıyız? O zaman bize; “Ahiliğe bi-®saygılı olun” demezler mi?..
İlkçağlardaki Fratri, curia, vb., her dilde hangi sözcükle anılırsa anılsın; bi-tthemen, Ahi Zaviyesi”ni anımsatıyor. Fakat, insanlığın çok daha öncesin-Jeki, bilinmezliklere karışan bu henüz hemen hiç bozulmamış, çok saygıde-jer ve güçlü kökün; bizim çok değer verdiğimiz, Ahi Zaviyesi’nden daha râemli olduğu açık olarak görünmektedir.
Çünkü, “Ahi Zaviyesi”; bir Ahi Baha’nın, bir Ahi Şeyhi’nin ya da onların birbirinin ardılı olan bir iki halifesinin önderliğinde; bir bakıma akıntıya karşı tûrekçekerce, binbir güçlükle, belli bir niteliği, belli bir süre yaşatabildikleri, insanlarca “Kazanılmış” bir olgudur. Fratri denen “Kardeşlik örgütü” ise, bir anlamda, Doğa tarafından “Verilmiş”, “Doğal”, çok daha “Gerçek” bir
Tarihin; yazının bulunmasından çok önceki karanlıklarına karışan dönemlerinin “Fratri”sini anlamak için, elimizden geldiğince geniş düşünmeye, bu konuda bize yardımcı olabilecek her türlü bilgiye başvurmaya çalışıyoruz. Varoluşçu felsefenin, “İnsan dünyaya fırlaülnuştır” görüşünü anımsıyoruz.
Gerçekten, ilk insan tekinin, ya da şuradaki buradaki teklerinin, bu uçsuz bucaksız. ıssız dünyadaki yalnızlığını ve bu yalnızlıkta karşılaştığı bir ya da birkaç hemcinsinin onun için ne kadar çok değerli olduğunu düşünüyoruz. Onlar için, bir iki kuşak sonra, anaları babaları ile birlikte bile birbirleri ile meydana/ ^f^eri ilk, doğal, “Kardeşlik topluluklan”nın ne kadar çok önemli
Ahiliğe gelince, onu en büyük yetki ile Fütüvvetnameler anijj diyorlar: “Ezelîdür, ebedîdür” (Başsızdır, Sonsuzdur); değil mi? p ^ “Ezelî ve Ebedî” olan bir gerçek, bir yere, ya da ikinci, üçüncü derec^'"’ yere bağlanıp, ona buna nisbet verme, o yerlerin arasında birövüp^^'’''^ sine döndürülebilir mi?.. Umuyoruz ki, gerekli uyanışa ul ulaşılacaktır.
Morgan’ın açıklamalarını izlemeye devam ediyoruz.
“Romalılardaki curia. Öreklerdeki fratrinin benzeridir, (tarihçi) bj devamlı olarak, buna fratri demektedir. Her bir curia içinde on soy ta; her Roma kabilesinde on curia bulunmakta; tüm Romalılar otu^ üçyüz soy oluşturmaktadırlar. Romalılardaki curia’nın işlev ve gjj
Öreklerdeki fratrinin işlev ve görevlerinden çok daha iyi bilinmektedir örgütleri doğrudan doğruya yönetim işlevi de yüklendiği için, Grekı» fratri örgütünden daha ileri bir gelişme döneminin kuruluşlun sayılma); mektedir (..).
Örek fratrilerinin işlevlerinden biri de belirli dinsel tören ve kutiörenij yerine getirilmesi; bunlara uyulmasının sağlanması olmuştur. Fratri iiyj^ den biri öldürüldüğünde öç almak ya da ölümün yol açtığı zarann kaba) • karar vermek; fratri üyesi bir katilin suçuna karşılık hüküm giymemesiha^ | yeniden toplum içine dönmesinden önceki haznlama döneminde j anndırmak da bu görevlerdendir (Fratri tarafından uygulanan an^j^ j Aiskhylos’un Eumenides’inde anlatılıyor) (..).
Fratri üyelerinden birini öldüren bir katili adalet önünde suçlamak (savj, j İlk yapmak) da fratrinin görevleri arasında yer almıştır. Başlardaki ve souj,, ki dönemlerdeki fratrinin görevlerinin başlıcalan bunlar olmuştur. Fıauio,. gütünün bunların dışında kalan görevleri de bulunmaktadır; herkese açık sof. ralar donatmak, herkesin katılabileceği oyunlar düzenlemek, önemli kimseli ‘ rin cenaze törenlerini düzenlemek, bilinen en eski ordu örgütlenmesimmR.' dana getirmek, kurulların işleyiş ve çalışmalannı düzenlemek, dinseltöreım kuttörenleri yerine getirmek, toplumsal hak ve ayrıcalıklara uyulmasınısıj. lamak”
Bu “işlev ve görevler” üzerinde biraz karşılaştırmalı olarak düşiinüte özellikle “AHİLÎK”, kısmen de, yine geçmişin yaşatıldığı “ALEVİLİK”ik, önemli benzerlikler olduğu görülmektedir. Ahilik törenleri ile pekbenıei leri olan Alevi törenlerinin en önemlisi, “Cem Töreni”dir. Burada sözüedikt “hüküm giymeyen (kuşkusuz, aym zamanda; cezasmı çeken) suçlunım)» den toplum içine dönmesinden önceki hazırlama” görevleri, orada da vaıdı
“Suçlama, savcılık görevi” yine Cem törenlerinde de vardır. “Herkeseifi sofralar donatmak”. Ahiliğin ilkelerinden; “Cömertliği” ve gerek Zaviye* verilen “Ziyafetler”!, gerekse belli
«lan eğlencelerini çağrıştırmaktadır. “Ordu örgütlenmesi-de, Ahiliğin “Seyfî” kolunu, “kurulların işleyiş ve ça-^mek” de, başlıca “Yipbaşı”mn görevlerini akla getirmek-
- I tier kuşkusuz çok doğal. Morgan, Arîlerin birçok uluslarında sözcükle karşılanmakla birlikte, daha çok, iyi incelendiği wribe bırakıldığı için; örneğin Kızılderili dillerindeki karşı-*jnni öeg'l öe, Grekçe, fratri sözcüğünü kullanıyor. Fakat, hemen " ')i, “Örekleri ve Romalıları iyi anlamak için, Kızılderililer
t/'ti fiatri örgütünü bilmek gerektiğini” de söy 1 üyor.sigorta
